MEHMET GÜLEY
|
15 Mayis 2026 - 12:12 mehmet_guley19@hotmail.com
MEHMET GÜLEY ESNAFI DEĞİL, KENDİ HESAPLARINI DÜŞÜNDÜLER Çorum Sebzeciler ve Pazarcılar Odası Başkanı Arap Ali Gür’ün kaçakçılık suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmesi, Çorum’un gündemine bomba gibi düştü. Ancak bu olay, sadece adli bir vakanın ya da bir oda başkanının kişisel savruluşunun hikayesi değildir. Daha birkaç ay önce büyük propagandalarla, yoğun kulislerle ve olağanüstü desteklerle göreve getirilen Arap Ali Gür’ün bugün kaçakçılık suçundan cezaevinde olması, “Bu adayı esnafın önüne kim koydu?” sorusunu da beraberinde getirmiştir. Çünkü burada sorgulanması gereken sadece Arap Ali Gür değildir. Asıl sorgulanması gereken; böylesine tartışmalı, riskli ve bagajı yüklerle dolu bir ismi esnafın önüne kim, hangi hesaplarla koydu? Bu şahsı pazarcı esnafının başkanı yapabilmek için seferber olan gizli ve açık ortaklardır. Aylarca mevcut başkanı yıkmak adına yürütülen çalışmaların sonunda ortaya çıkan tablo budur. Demek ki mesele hizmet değilmiş… Demek ki mesele esnafın geleceği değilmiş… Tek amaç “bizim adamımız kazansın” anlayışıymış. Demek ki mesele hiçbir zaman esnafa hizmet etmek olmamış… Demek ki mesele hiçbir zaman pazarcının çorbasını kaynatmak, tezgahını büyütmek olmamış… Tek bir amaç varmış o da, “Ne pahasına olursa olsun bizim adamımız kazansın, bizim tekerimize çomak sokulmasın.” Bugün Çorum’un ayazında, sıcağında sabahın köründe tezgah açan, helal rızık peşinde koşan pazarcı esnafı bir hayal kırıklığı ve kandırılmışlık hissi yaşıyor. Yıllardır görev yapan Erdoğan Yılmaz’a karşı oluşturulan cephede ÇESOB başkanı ve yönetimi, esnaf kefalet kooperatifi yönetim ve çalışanları, belirli çevreler, belirli gruplar, belirli hesaplar… Hepsi tek bir hedefe kilitlendi: “Mevcut başkan gitsin de arkasından tufan kopsun.” Buyurun, tufan koptu. Şimdi eserinizle gurur duyabilirsiniz. Esnafın odası tartışılır hale geldi. Başkan cezaevinde. Oda yönetiminin geleceği belirsiz. Pazarcı esnafı ise “Biz neyin içine sürüklendik, itibarımız nereye gitti?” diye birbirine soruyor. Bir insanın geçmişi, sicili, taşıdığı riskler bilinmeden mi destek verildi? Yoksa biliniyordu da önemli görülmedi mi? Bir insanın geçmişi, sicili, taşıdığı hukuki ve ahlaki riskler hiç mi araştırılmadı? Bu kadar mı gözünüzü karartınız? Yoksa her şeyi çok iyi biliyordunuz da, kendi kişisel iktidar hırslarınız uğruna bunu önemli mi görmediniz? Eğer ikinci ihtimal doğruysa, bu çok daha vahimdir. Çünkü o zaman ortaya şu gerçek çıkar, Esnaf düşünülmedi, itibara dikkat edilmedi, kurumsal yapı akla bile gelmedi. Sadece ve sadece seçim kazanmanın, gövde gösterisi yapmanın şehvetine kapılındı. Bugün yaşanan tablo tam olarak budur. Esnaf odaları; kişisel hesaplaşmaların, siyasi hırsların ya da grup savaşlarının merkezi değildir. Buralar binlerce insanın ekmeğini temsil eden kurumlardır. Bu kurumların başına gelecek isimlerin geçmişi de, duruşu da, taşıdığı sorumluluk da çok iyi araştırılmalıdır. Ama görüyoruz ki bazı çevreler için liyakat değil, taraf olmak yeterli olmuş. Yeter ki “bizden biri” olsun… Gerisinin hiçbir önemi yok. İşte bu anlayış yüzünden bugün esnaf yine kaybetmiştir. Dün koltuk savaşını kazandığını zannedip zafer çığlıkları atanlar, bugün kafalarını kuma gömme lüksüne sahip değiller. Çıkıp bu esnafa, bu şehre bir açıklama yapmak zorundasınız. Bu vebali, bu lekeyi sırtınızda taşımak mecburiyetindesiniz. Çünkü esnafın vicdanında artık en büyük soru şudur; “Bizi bu hale kim getirdi?”
X
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen ziyaretçilere aittir.
X
Makaleye hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
FOTO GALERİ
SON DAKİKA HABERLERİ
|